They seem to make lots of good flash cms templates that has animation and sound.
İletişim
an image

Abide-i Hürriyet Cad No:290

Şişli-İstanbul

Tel     : 0212 224 49 50 / 4173
Faks : 0212 224 49 82

Mail : info@ilhansanisoglu.com

Arkus Aort Anevrizma Cerrahisi


Aortun kısa bir segmentini oluşturan arkus, superior mediastende yerini alır ve brakiosefalik arterlere orijin oluşturur. Genelde aort patolojisi çok nadiren sadece bu segmenti tutar. Cerrahi tedavi teknikleri genellikle, çıkan aort ve arkusu, inen aort ve arkusu veya tüm torasik aortu ilgilendirir. Tüm torasik aort anevrizmalarının %10’unda arkusun tutulumu söz konusudur. Aort arkusunu ilgilendiren anevrizmalar da diğer bölgelerde olduğu gibi genişleme ve rüptür eğilimi gösterir. Ancak arkus lokalizasyonu nedeniyle kendine ait bazı problemleri de beraberinde getirir. Dolaşımın sağlanması için gerekli rekonsrüktif cerrahi tekniklerin yanı sıra, arkusu ilgilendiren ameliyatlarda, beynin korunmasının özel bir önemi vardır.

DeBakey, 1957’de gerçekleştirdiği ilk başarılı çıkan aort ve arkusun homograft ile replasmanı sırasında innominate ve sol common karotid arterlere serebral perfüzyon uygulamıştır1. Daha sonra Barnard ve Schire tarafından 1963’de derin hipotermik sirkulatuar arresti kullanılmıştır. Griepp, bu metodun popülerize edilmesini sağlamış, soğutmanın derinliğini, süresini ve serebral metabolizma ile ilişkisini göstermiştir. Griepp ve arkadaşları, 1975’de bildirdikleri 4 hastada derin vücut hipotermisi ile (özafajial ısı 10-15 oC’de) serebral dolaşım aresti sağlamışlar ve aort rekonstrüksyonunun daha kolaylıkla sağlanabildiğini göstermişlerdir.

Önceleri gerçekleştirilen arkus cerrahisi sonrasında ciddi komplikasyonlarla karşı karşıya kalınmıştır. Ateramatöz embolilere veya malperfüzyona bağlı stroke, uzamış derin hipotermik sirkulatuar arrest sonrasında görülen nörolojik fonksiyon bozuklukları ve ensefalopatiler hayal kırıklığı yaratmıştır. Frajil aort duvarından olan kanamalar, cerrahi manüplasyon güçlükleri, hipotermiye bağlı koagülasyon bozuklukları diğer problemlerdir. Frenik, vagus ve rekürren laringeal sinir hasarına bağlı ciddi morbidite de unutulmamalıdır. Tüm bu zorluklarına karşın, aort cerrahisinde tecrübeli merkezler, planlı operasyonlarla morbidite ve mortaliteyi önemli ölçüde düşürmüşlerdir.

Tanı
Anevrizmalar ilk defa rutin çekilen göğüs grafilerinde bulunabilir. Çıkan aort anevrizmaları kardiyak siluetin sağ tarafına doğru konveks bir gölge oluşturur. Transvers aort arkus anevrizmaları ise, süperior mediastinal bir gölge veya kalbin sol yanına doğru gölgelenme yapar. Torasik aortagrafi önemli bir tanı aracıdır. Dijital teknikler bu işlem sırasında maruz kalınan radyasyonu en aza indirmiştir. Aortagrafide aortun bütünü ile birlikte, aort kapak ve brakiosefalik dallarda görüntülenebilmektedir. Brakiosefalik sistemdeki anomaliler bu yolla değerlendirilebilmektedir. Kompüterize tomografi (Resim 1), üç boyutlu tomografi teknikleri (Resim 2) ve manyetik rezonans görüntülemeler özellikle aort diseksiyonlu hastaların uzun süreli takiplerinde ve torasik aort anevrizmalı hastaların değerlendirilmelerinde son derece faydalıdır.


                     Çıkan aort ave arkus anevrizmasının BT görüntüsü.


Arkus anevrizmasının üç boyutlu BT görüntüsü.


Ekokardiyografi ( transtorasik ve transözofagial) transvers aortik arkus anevrizmalarının yaygınlığının değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Ayrıca ekokardiyografi kardiyak fonksiyonların ve kapakçıkların değerlendirilmesinde, özellikle aort yetmezliğinin belirlenmesinde de faydalıdır. Koroner arterlerin değerlendirilmesi gerektiğinde kardiyak kateterizasyon yapılmalıdır.

Beyin Korunmasında Stratejiler
Arkus cerrahisini aortun diğer lokalizasyonlarından ayıran en önemli farklılık serebral dolaşımla olan yakın ilgisi ve beyin koruma yöntemlerinin gerekliliğidir. Arkus anevrizma onarımı sırasında gelişebilecek global iskemik hasarın yanı sıra beyin damarlarına olası trombüs ve aterosklerotik debri embolileri dikkat edilmesi gereken önemli konulardandır. Aşağıda belirtilmekte olan beyin koruma yöntemleri gerektiğinde birlikte aynı prosedür için kullanılabilmektedir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Diller


1  2